TR     EN

EURONEWSPORT RÖPORTAJ


ABD Açıkca Katar'a senin abin benim dedi


Yurtdışında önemli projelere imza atmaya devam eden Ekba Holding, yurtiçinde de yatırımlarına devam ediyor. Son dönemde yurtiçinde savunma alanına ağırlık verdiklerini ifade eden Ekba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Ekşioğlu, sorularımızı yanıtladı.

Yakın bir geçmişte ülkemizde IDEF fuarı gerçekleştirildi. Fuar ile ilgili değerlendirmenizi alabilir miyiz?
Savunma sanayi fuarlarının hepsi sektör açısından büyük önem taşımaktadır. İstanbul’da yapılan İDEF fuarı da büyük çaplı bir fuardır. Çok verimli ve güzel geçtiğini söyleyebilirim.

2017 İDEF fuarında yabancı firmaların daha fazla ilgi duyduğunu gördük. Size de bu durum yansıdı mı?
Yabancı firmaların fazla olduğunu bizde fark ettik. Fakat Türkiye’ye ilgi duymalarını normal karşılıyorum. Türkiye jeopolitik açıdan çok önemli bir ülkedir. Ülkemiz çeşitli ülkelerle bir takım problemleri olsa bile birçok ülke ile ilişkileri ve ticari alışverişleri bulunuyor. Savunma sanayi alanında da atağa geçmiş durumda. Sürekli milli projeler üreten bir konumdadır.



Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde savunma sanayi de önemli bir hareket başlatıldı. Uçak, tank, gemi gibi birçok alanda milli projeler geliştiriyoruz. Ekba Holding olarak bizde insansız hava aracı üretiyoruz. Tamamen kendimiz üretiyoruz. İnsansız ve silahlı ile silahsız drone üretiyoruz. Bunları kendi yatırımlarımızla yapıyoruz. Fakat bu konudaki gelişim için Sayın Cumhurbaşkanımızın istekleri ve firmalara olan destekleri çok önemlidir.

İnsansız hava araçları konusunda Vestel uzun yıllar çalışmalar yaptı fakat Karayel’i satamadı. Bu alanda satış yapmak kolay olmuyor!..

Biz Türk Silahlı Kuvvetlerine kendi ürünlerimizi sattık. Ürünü yapıyorsunuz ve geliştiriyorsunuz, fakat bunlar savunma sanayi için yeterli olmuyor. Bunun dışında kullanıcıların isteklerini, beklentilerini karşılamanız gerekiyor. Siz iyi bir ürünü ortaya çıkartabilirsiniz, ürününüz uçabilir, hava şartlarında güzel performanslar sergileyebilir. Fakat bu ürünü kullanıcıya teslim ettiğiniz zaman Hakkâri’nin üç bin rakımlı dağına dayanamıyorsa veya gece operasyonunda aracını kullanamıyorlarsa o zaman sorun oluyor.
Bu yüzden kullanıcının yerinde kullanım şartlarına uygun hareket etmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde başarılı olmanız
zor iştir.

Siz bu ürünleri TSK’ya satabiliyor musunuz, yoksa kiralama usulü mü uygulanıyor?
Biz açılan ihalelere giriyoruz ve ihale sonucunda şartnameye uygun bir şekilde üretimi yapıp teslim ediyoruz.
Kiralama talebi bize daha gelmedi. Eğer öyle bir talep gelirse de değerlendirebiliriz. Fakat bir ürünü satın almak her zaman devlet açısından daha karlıdır.
Kiralama her zaman daha yüksek maliyetlere neden oluyor. Bu sorun geçmişte de Heron araçlarında yaşandı.
Satın alma bedelinin çok üstünde kiralama yapıldı. Dolayısıyla kiralama yöntemi doğru bir yöntem değildir.

Savunma sanayi de ABD’li firmalarla ortak ürün geliştirmek istendi fakat başarılı olmadı. Onlar genellikle geliştirilmiş bir ürünü mü Türkiye’ye satmak istiyor?
ABD’nin satış politikalarını hepimiz görüyoruz. ABD resmen dünyanın gözü önünde Arap ülkelerine direktif vererek Katar’a ambargo uyguladı. Bunun sonucunda da Katar Emiri’ni ABD’ye davet etti, var olan sorunu çözmek için yardımcı olabileceğini ve bunun için bir araya gelmek istedi. Sonuçta Katar Emiri’de doğru bir hamle yaparak gitmedi. Katar halk emniyette değil iken ülkeyi terk edemem dediler. Eğer gitseydi bunun mahiyeti çok daha fazla olacaktı. Koltuğunu dahi kaybedebilirdi. ABD buna rağmen 12 milyar dolarlık jet satışı yaptı. Bu sadece bir başlangıçtı.

Gaz konusunda anlaşma yaptı ve Hollandalı bir şirket olan Shell ile anlaştı. Artık Katar likit gazı tek başına satamayacak.
Sonuçta hepsinin arkasında para vardı. ABD, açıkça Katar’a senin abin benim, dedi.

Cumhurbaşkanımız arkasında durdu!
Cumhurbaşkanımız çok iyi bir şekilde arkalarında durdu ve onun bu durumu oradaki insanların biraz da olsa nefes almasını sağladı. Yoksa Katar gibi bir ülke dahi olmayabilirdi. Bu açıdan Türkiye faktörü çok
önemlidir.

Libya’da durum nasıl, sorunlar çözülebiliyor mu?
Libya şuanda üçe bölünmüş durumdadır. Bunlardan bir tanesi ABD güdümünde hareket eden ve Suudi Arabistan ile birlikte Katar ambargosuna katılan kısımdır. Şu anda asıl yönetimi de bunlar elinde tutuyor. Bir kısmı zaten İŞİD’ın işgali altındadır. Bir de Tobruk hükümeti var. Tüm bunları incelediğinizde Libya için tekrar düzelebilmesi adına zamana ihtiyaçları vardır. Onların toparlanıp iş yapmaları için zamana ihtiyaçları var. O yüzden şuanda iş yapılmaz.

Fakat Türk girişimciler giderek bölgede iş almaya başladılar!
İş alan müteahhitlerimiz vardır, fakat gidip çalışamazlar. Çünkü can güvenliğiniz yok. Şantiye çalışma halinde iken bir grup gelip işçilerinizi öldürürse buna bir çözüm bulamazsanız. Libya’da devlet sizin paranızı mutlaka öder, onda bir sorun olabileceğini düşünmüyorum. Çok paraya ihtiyacı olan firmalar oraya giderek iş alabilirler fakat bu durum çok ciddi bir risktir. Risk para kaybıdır, para kaybınızı göze alabilirsiniz, fakat Libya’da şu anda can güvenliği yok ve can riski göze
alınmaz. Bugün Batılı fonlara baktığınızda Avrupa’da  kar beklentisi %3-5’tir. Çünkü dünyanın en güvenilir yeri olarak görüyor. Türkiye için %10, Afrika için %20 kar beklentisi oluyor. Burası içinde diyor ki hukuk ve ticari risklerini yüksek buluyor ve bu kar marjının altına inmiyor. Bu nedenle Libya’nın belirli bir düzene girmesi gerekiyor. Türkiye şu anda Libya gibi bir savaşa girmemesine rağmen içimizdeki bir örgütle mücadele ediyoruz. Bunların hepsi bizim tanıdığımız, akrabamızdır.
Bunu ayırt etmek kolay değildir. Kamuda çalışan memur bakıyorsunuz bir terör örgütüne üye olmuş. Türkiye şu anda bunlarla mücadele ediyor ve ilerleyen süreçte de bu mücadele devam edecektir. Belki bu süreç 5-10 sene devam edecektir, fakat sonuçta devlet bunlardan temizlenecektir. O kadar kritik noktaları ele geçirmişler ki bu örgüt 500 değil, bin değil, on bin değil sayısı çok daha fazladır. Cumhurbaşkanımız bu konuda yüksek bir irade göstermeseydi yine devlet bunlardan temizlenemezdi. Libya ise savaş geçirmiş bir ülkedir o yüzden kısa sürede toparlanması mümkün değildir. Fakat Müslüman ülkelerin artık bazı şeyleri görmesi gerekmektedir. Avrupalı devletler her ekonomik krizde Ortadoğu’ya yöneliyor. Katar’da olduğu gibi. Akşam yattık ve sabah uyandığımızda Katar, teröre destek veren bir ülke oldu.

Belarus’ta cami açılışı oldu, Cumhurbaşkanı açılışı yaptı ve iki ülke ticari ilişkilerinin geliştirilmesi istendi. Bu konuda bir çalışma ortaya çıkabilir mi?
Yapılan cami açılışında ben de bulundum. Çok güzel bir açılış oldu ve bölgeye güzel bir cami yapmış olduk. İki devlet başkanı ve dini liderler konuşma yaptılar. Açılıştan sonrada DEİK’in düzenlediği ekonomik iş birliği toplantısı yapıldı. Gayet verimli geçti. Bakanlar birbirlerini tanıdılar, iş adamları tanıştı. Cumhurbaşkanları da karşılıklı olarak ekonomik alanında gelişme olması için temenni de bulundular. Belarus ile ortak işler yapılabilir. Fakat Belarus, Türkiye gibi hızlı karar alabilen ve hemen yürürlüğe koyabilen bir ülke değildir. Komünist bir düzenden geldiği için devletçilik ve bürokrasi çok fazladır. Yine de devlet başkanı odaklı çalışma yapılıyor. Burada önemli olan iki ülke ortak hangi alanlarda iş birliği yapabilir bunun araştırılması gerekmektedir. Orman konusunda çalışma yapılabilir, dünyanın en iyi traktörlerini üretiyorlar, petrol rafineleri var. Benim de orada firmalarım var. Eşim de Belaruslu olduğu için orayı iyi biliyorum. Bugün Minsk şehrinde 72 tane üniversite var, toplam nüfusu 2 milyondur. Okuma oranı eğitim oranı çok yüksektir. Yazılım konusunda da ciddi çalışmaları bulunuyor.

Savunma sanayi alanında iki ülke ortak bir çalışma yapabilir mi?
Savunma sanayi alanında bir çalışma ortaya çıkartmak çok zordur. Çünkü Beyaz Rusya o açıdan Rusya’nın güdümü altındadır. Rusya, Kazakistan ve Beyaz Rusya, ekonomik, siyasi ve gümrük iş birliği anlaşması vardır. Dolayısıyla Rusya bölgede çok hâkim bir güçtür. Putin’e rağmen Türkiye ile iş birliği yapması çok zordur. Ancak Rusya’nın izin vermesi veya hep birlikte çalışma yapmak gerekiyor.

Uçak krizinden sonra Rusya ile sorunları düzelttik, bu durum size de yansıyor mu?
Rusya ile ilişkilerimiz uçak krizinden sonra şu anda çok iyi. Fakat Rusya bu krizi kolay kolay üstünden atamaz. En azından Fethullahçı terör örgütü Türkiye’de ön plana çıktı ve bu işleri onların organize ettiği anlaşıldı. Bunlar uluslararası arena da görüldü de Rusya ikna oldu. Aksi takdirde Rusya’yı ikna etmek çok zordur. O süreçte Belarus Türkiye’ye çok düzgün bir duruş sergiledi. Rusya bizim kardeşimiz ise Türkiye’de bizim arkadaşımız bu nedenle konuya biz müdahil olmayız dediler. Vizeyi yeniden getirmedi veya ticareti etkilemedi.

Çeçenistan bu süreçte açıklamalarda bulundu…!
Çeçenistan’da da Ekba Holding olarak büyük boyutlarda işlerimiz vardı. Çeçenistan Müslüman bir ülke, bizimle aynı görüşlere sahip, fakat yönetim Rusya ile birlikte hareket ediyor. Putin’in himayesi altında varlıklarını sürdürüyorlar. Yaşanılan uçak krizinde doğal olarak Rusya’nın verdiği tepkiyi verdiler. Bunun bedelini ödeteceğiz, böyle bir şey olur mu, dediler. Hemen ayrılık noktasına geldi. Fakat Rusya ile Türkiye arasındaki sorunu çözünce Çeçenistan yine kötü olarak kaldı. Dolayısıyla Çeçenistan çok zor bir yerdir. Biz on milyon metrekare alan kiralayıp fabrika kurmak için çalışmalara başlamıştık. Yaşanılan kriz sonrasında işimizi bıraktık.

O bölgede başka ülkelerde iş yapıyor musunuz?
Şu anda Güney Kazakistan bölgesinde bir takım işler yapmak istiyoruz. Bu konuda çalışmalar yapıyoruz. 250 bin metrekarelik bir inşaat işimiz olacak. Bunun dışında da savunma sanayi ile ilişkilerimiz devam ediyor ve 12-13 devletle işlerimiz sürüyor. Kazakistan, Türk hükümetinin her talebini yerine getirmiş ve yardımcı olmuştur. Güney Kazakistan’da çok önemli bir noktadır. Daha öncesinde Kazakistan Türkiye Büyükelçisi Canseyit Tüymebayev, Nursultan Nazarbayev’in isteği ile Güney Kazakistan Eyalet Valisi oldu. Çok iyi derece Türkçe biliyor. Bizim de ilişkilerimiz çok iyi olduğu için kendisini ziyaret ettik. Onlarda bizi karşıladılar, ilgilendiler, bir takım projeleri aktardılar. Plaket verdiler. O bölge 7 ayrı şehirden oluşan büyük bir eyalettir. Bölgede Türk girişimcilerimizde yatırım yapıyor.

Siber güvenlik konusunda Türkiye çalışmalarına hız vermeye başladı. Sizin bu konuda çalışmalarınız var mı?
Bu konuda Ekba Holding’in çok ciddi çalışmaları vardır. İçişleri Bakanlığı ile birlikte bazı çalışmalar yapmıştık fakat sonrasında durdurduk. Şuanda da gelişmeleri takip ediyoruz. Siber güvenlik çok önemli bir konudur. Bugün siber saldırılar nedeniyle, uçaklar, gemiler, üretim ve birçok şey durdurulabiliyor. Siber güvenliğin önemini on yıldır anlatıyoruz. Devlet bunun önemini daha yeni anlamaya başladı.

Bodrum’daki çalışmalarınız hangi aşamada?
Bodrum’daki projemizi bitirdik. Satışlarımızı tamamladık. Şu onda Torba’da bir proje geliştiriyoruz. İstanbul’da kentsel dönüşüm alanında çalışmalara yöneldik. Kâğıthane veya Fikirtepe bölgelerinde çalışmalara başladık.

 


 

Copyright 2019 © EKBA Holding - Tüm hakları saklıdır.